Secret Doğru Mu?Bilimsel Bir Yaklaşım

the secretDünyanın çoğu ülkesinde aylardır bestseller olan secret kitabını geçenlerde bende okudum. Bir arkadaşım tavsiye etmişti bana da çok güzel diye merak edip aldım. Okudum sonra aynı çekim felsefesiyle ilgili 2 kitap daha aldım onları da okudum. Yazarların ortak söylediği şey çok inandığımız birşey bize gelir. Yani biz onu bir mıknatıs gibi kendimize çekeriz. Bu düşüncenin doğru ve yanlışlarını şu bilimlere göre yorumlayacağım. Fizik,Kuantum Fiziği ve Dinimiz İslam. Aslında hepsi birbiriyle bütünleşik ama olsun

Şimdi olayı fizik yönüyle ele alalım. The Secret kitabında çokça şundan bahsediliyor. Frekanstan. Hep kendinizi iyiliklerle aynı frekansa getirin parayla aynı frekansa getirin onları çekiceksiniz tarzı şeyler söyleniyor. Şimdi bu  doğrumu yanlışmı şöyle bi bakalım. Diyapazonlardan örnek vereceğim. Diyapazon herkes görmüştür mutlaka şöyle birşey:

diyapozon

Buna vurduğumuz zaman başka bir metalle güzel bir ses çıkarır. Ama bu diyapazonların frekansları var. Şöyleki yanyana aynı frekanstan 2 tane diyapazon koyduğunuzda birine vurun titreşir. Sonra elinizle tutup titreştirmesini durdurun yanında bulunan aynı frekanstaki diyapazon titreşmeye başlayacaktır.

Bir de piyano örneği vereyim. Susturucu keçeleri kaldırılmış bir piyano önünde a,e,o gibi herhangi bir ünlü harfi şarkı formunda söylediğinizde, yani notalara uyarak seslendirdiğinizde,frekansı o notayla aynı olan teller titremeye ve ses çıkarmaya başlar

İşte bu örnekler frekans uyumuna örnektir. Yani biz  kendimizi istediğimiz şeyle aynı frekansa getirebilirsek o şeyi kendimize çekebiliriz.

Kuantum Fiziğine Göre Çekim Yasası

uzay zamanİşin en karmaşık ve en ilginç olan yanı kuantum fiziğinde çekim yasasını incelemektir. Ama baştan söyliyeyim kuantum fiziğine yatkın değilseniz söyleyeceklerimi anlamazsınız. Öncelikle sizlere kuantum fiziği hakkında çok az bir bilgi vermek istiyorum.Einstein‘a göre bütün evren uzay-zaman denilen bir olguyla kaplıdır. Yani zamanla madde iç içedir.Cisimlerin ağır bulunduğu yerlerde bu uzay-zaman düzlemi bükülür. Yani şöyle tarif edeyim;  jöle uzay-zaman maddesi olsun içine ağır bir cisim attığımızda jöle dağılır. İşte bunun gibi. Örneği uzay-zaman dünya’da yeryüzünün ağırlığından dolayı çok bükülmüştür ama ay’da daha az.

Einstein’a göre çekim yasası şöyle işler. Büyük cisimlerin ve birbirine yakın cisimlerin çekim kuvveti daha çok olur. Yani dünyamız daha ağır olsaydı ay belki yörüngede kalmayacak dünyanın  çekim kuvvetine kapılıp dünyaya çarpacaktı. Şimdi bunu The Secret’daki çekim yasasına uyarlayacak olursak. Gezegenlerin cisimleri gibi içimizdeki isteklere ne kadar yoğunlaşırsak onları ne kadar büyütürsek o isteğimizi de o oranda kendimize çekeriz. Mantıklı geldi değilmi? Aynı şeyi birbirine yakın olan cisimler için de yorumlayabiliriz. Mesela dağda yaşayan biriyle şehirde yaşayan biri bilgisayar istedi ve bu hayaline yoğunlaştı. Kimin elde etme şansı daha yüksek.Tabiki şehirde yaşayanın!. Çünkü o istediği şeye daha yakın

Şimdi daha ilginç birşeyden bahsetmek istiyorum. Einstein’a göre evrenin her yerinde zaman aynı hızda akmaz. Uzay-Zaman düzleminin çok büküldüğü yerlerde zaman daha yavaş akar. Örnek vermek gerekirse demin dünyanın uzay zaman düzlemini aydan daha çok büktüğünü yazmıştım. Yani uzayda zaman dünyaya göre daha hızlı akmaktadır. Nitekim öyle oluyor. Geçenlerde bir belgeselde izlemiştim. Gps ile yol tarifi yapan amerikan ordusunun gps santralini gösteriyorlardı. Yol tarifi için uyduyla santralin saatinin aynı olması gerekiyormuş. Fakat uyduda zaman daha hızlı aktığı için bunu her an denetlemeleri gerekiyormuş. Şimdi gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere! The Secret’taki çekim yasasına göre bunu yorumlayalım. Resim yeteneğim pek iyi olmasada şöyle bir resim yaptım bakın:

çekim yasası

demek. Elmayı isteyen elmaya bütün zihniyle yoğunlaşan bir insan elmayla aynı frekansa gelir. Ayrıca düşünceleri çok yoğun olduğu için bilinçaltı uzay-zaman düzlemini büker. Elmanın öyle bir fonksiyonu olmadığı için sabit kalır. Bu durumda o kişinin zihninde zaman elmanın içindeki atomlara göre daha yavaş akacaktır. Yani daha kolay anlamanız için bir örnek vereyim; mesela insan bir elmayı 2 gündür istiyor ve düşünüyor. Ama olaya elma açısından bakıcak olursak uzay-zaman düzlemi bükülmediği için o insana 7 gündür ulaşmaya çalışıyor olucak. Tabi ulaşmaya çalışıyor dediğime bakmayın elma düşünemez ama Yüce Allah’ın yarattığı bu müthiş evrene akıl sır ermiyor doğrusu. Biliyorum bu anlattıklarım ilkokulda gördüğümüz  özkütlesi sudan küçük olan cisimler suda yüzer tarzı bilgilere çok ters geliyor ama durum bu

Dinimiz İslam Açısından Çekim Yasası

Pek çok insanın sandığının aksine dinimiz çekim yasası denilen olayı yasaklamıyor. Dinimizde de pek çok yerde bu olay mevcut.

allah

“O(Allah) ki,yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı..” Kur’an :2/29

Bu sureden anlayacağımız üzere dünyadaki herşey insanlığın hizmeti için yaratıldı. Yani biz Allah’ın izniyle istediğimiz şeye sahip olabiliriz.

“Biz,gerçekten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık… kendilerine güzel rızıklar verdik.Yine onları, yarattıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık” Kur’an 17/70

Bu surede de göreceğimiz gibi insan diğer yaratılanlardan daha üstün daha kudret sahibidir. Yani bir elma istedimi onu düşüncesiyle kendine çekebilecek güçtedir. Tabi bize bütün rızkımızı Rabbimiz ihsan eder.

Bize kötü ve karamsar düşünceler en büyük düşmanımız olan şeytan tarafından fısıldanır. Çünkü şeytan hiçbirimizin mutlu olmasını istemez hepimizi karamsarlığa boğmak ister. Biz zaten Allah’a ibadet edip iyi işler yaptıktan sonra Kur’anda da söylendiği gibi Rabbimizin Koruması Altındayız. Yani O’na sığınıp güvendikten sonra bize güzel şeyler düşünmek ve inanmak kalıyor. Çünkü sığınılacak tek liman Allah’tır

Hatırla ki,Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi. Onlar:Bizler hamdinle seni tespih ve takdis edip dururken,yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun dediler. Allah da onlara: Sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi Kur’an 2/31

Bu sureden de anlayacağımız gibi Rabbimiz bize gizli bir takım kudretler vermiştir ki insan her an Allah’ı tespih eden melekten bile daha üstün yaratılışlıdır. Bu üstünlüğü düşündüğümüzde heralde insanın sadece yemek yiyen ve boş boş dolaşan bir varlık olduğu düşünülemez.

“Ey İnsanlar! Kendinizi yormayınız; çünkü siz sağınıza veya yanınızda bulunmayan birine dua etmiyorsunuz. Allah her an sizinledir; işitir;size sizden daha yakındır, ” Hz.Muhammed

Bu hadiste de göreceğimiz gibi Allah bize şah damarımızdan da daha yakındır. Heran içimizden ne geçiyor ne istiyoruz neye ihtiyacımız var bilir. Biz  ona en güzel şekilde ve teslimiyet içinde dua ederek dilekte bulunabiliriz. Tabi dua edip gerisini boşvermek diye birşey kesinlikle yoktur şöyleki:

“Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze olgun hurma dökülsün” Kur’an 19/25

Bu ayet ilk bakışta biraz anlamsız gelebilir ama anlatayım. Bu Ayette Allah Hz.Meryem’e sesleniyor. Hz.Meryem’in zor durumunda bile hurma ağacını silkelemesini söylüyor. Allah istese bir rüzgar çıkarır hurmaları düşürürdü ama ayetten de anlaşılıyor ki her nimet bir gayret karşılığındadır. Elbette önce istemek şarttır onun sonrasında emek vermek gerekir

“Allah kullanırna yakındır. Kendisine dua edenin duasına karşılık verir. O’na yalvara yakara gizlice dua edin”  Kur’an 2/186,7/155

Bu sureden de anlayacağımız gibi Rabbimiz dualarımıza mutlaka cevap verir. Bizim için hayırlısıysa kabul eder.Yani birşeyi istedikten sonra geleceğinden emin olun tasalanmaya luzum yok

İşte The Secret kitabındaki çekim yasasına benim yorumum bu. Bu yazı tamamen benim yani Utku Şen’in tarafından yazılmıştır ve kendi görüşlerimdir. Lütfen yazıyı başka yerlerde yayınlayacaksanız başlığın linkini veriniz

Etiketler: ,

20 Yorum »

  1. Yorum yazmış haluk tasalan
    08 Temmuz 2008 @ 00:33

    çok güzel bir araştırma yapmışsınız tebrik ederim

  2. Yorum yazmış hamitcan
    08 Temmuz 2008 @ 00:33

    özellikle kuantum fiziği yaklaşımı çok ilginç olmuş.Bunu nasıl düşünebildiniz pes doğrusu.çok zeki biri olmalısınız.başarılar dilerim

  3. Yorum yazmış murat
    08 Temmuz 2008 @ 00:33

    Şu anda bu yazıyı yazıyor olmam bile çekim yasasının işlediğinin en canlı örneği olsa gerek. Zira bugün 20 dakika boyunca bir arkadaşla çekim yasası üzerine konuşmuştuk:

    {{
    Abi kadının (Nil Gün) bazı noktalarda açmazları ve eksikleri var bazen de dini konulara kendisini vermediği için havada kalan konular var. Halbuki bu kısımlar, islam felsefesiyle inanılmaz derecede örtüşüyor! Bazı yerler ise tam quantum fiziğine göre.

    Ve Nil Gün’ün yazmış olduğu (yeşil) Çekim Yasasını okurken, içimden sürekli ” ‘Kuantum Fiziği ve İslam’a göre Çekim Yasası‘ adında bir kitap yazmam lazım” diye geçiriyordum.
    Ve tahmin et ne oldu; iki gün önce durduk yerde sinemaya gidesimiz geldi, gittik ama internetteki saat yanlışmış ve orada oyalanırken “Kur’an’a Göre Çekim Yasası” adında bir kitap çıktı karşımıza hemen aldık tabi.. sen de bir bak istersen..

    (Karşı taraf)
    -Enteresan. Abi bir de Sorularla Çekim Yasası çıkmış sen de ona bir göz at bence gayet güzel..
    }}

    ..ve bu konuşmanın üzerinden daha 7-8 saat ancak geçmişken şimdi bu yazı çıktı karşıma şok oldum.

    Ne diyeyim; Çekim Yasası ;)

  4. Yorum yazmış Hüseyin Tandoğan
    14 Temmuz 2008 @ 17:02

    çok güzel bir yazı olmuş teşekkürler

  5. Yorum yazmış betül
    03 Ağustos 2008 @ 17:08

    gerçekten bu yazınızı bulduğuma çok sevindim.islam ve çekim yasasının örtüşüp örtüşmediğini çok merak ediyordum.kendi içimde bazı yerleri örtüştürmüştüm ama sizin yazınız çok faydalı oldu.teşekkürler.başka birşeyler bulursanız ve paylaşırsanız çok sevilirm

  6. Yorum yazmış onur
    03 Eylül 2008 @ 16:53

    gerçekden çok tşkler ya bu yazıyı okurken bile aklımdan birisini geciriyordum…onu düsünüyordum yaziyi bitirdim…frekansları yaymaya basladim heralde oda aldı :D….tel çalmaya basladi…onca seyin üstünden sonra nasıl aradiiysa…. çkim yasasi saoll..:D:Dtşklerr….yazida cok gzl olmuş tşkler…

  7. Yorum yazmış zelal
    04 Kasım 2008 @ 01:09

    teşekkürler.gerçekten gerekli bir bilgiydi.secret ‘i okuyup çok beğenmiştim kuantum fizikçilerinin bu kitabı nasıl değerlendirdiğini çok merak ediyorum.tekrar teşkkürler kısa,öz,anlaşılır ve tatmin edici bir yazı olmuş.

  8. Yorum yazmış izzet
    18 Kasım 2008 @ 20:34

    cok ama cok süper bir yazı kafam karısıordu ama cok guzel bir yazı aydınlandım tekrardan saqol

  9. Yorum yazmış Hasan
    24 Aralık 2008 @ 21:27

    Arkadaş Allah senden razı olsun. Bu kitabın birde dvd si çıkmış. onu izledim. Konuşan elemanlar ya İslamı hiç duymamışlar, Kur-an okumamışlar ya da misyonerlik yapamaya çalışıyorlar. İnsanların beynini yıkayıp İslamdan soğutmaya çalışıyorlar. Benden ilk başta bunu izledim ve evet anlattıkları şeyler güzel doğru dedim.(şükretmek vb.) sonra dedim kendi kendime. ya ben dinimi yabancılardanmı öğreniyorum hayırdır noluyoruz falan :) videonun sonlarında bunların foyası ortaya çıktı. Bu eleman kader diye bişey yok diyor. “yok gökyüzünde senin ne olacağın yazmıyo”muş falan :) e be adam sen nerden biliyosun ne olup ne olmayacağını. Nerden bilebiliriz bugün yarın o kadar güzel şeyler düşünsekte başımıza bir kaza gelip ölüp gitmeyeceğimizi. Hayal Hayal. para kazanmak için hep isteyin hayal kurun diyolar. Çalışmadan nasıl para kazanacaz. İslamda bile var bu. Kavli dua: Allahtan bir dileğin gönülden dile getirilerek istenmesi Fiili dua: İsteğimizin kabul olması için çalışıp gayret sarfetmemiz. Bu kadar net birşeyi o kadar karmaşıklaştırmışlarki gelde gülme :)) Arkadaşlar ben Müslümanım diyen açıp Kur’an-ı Kerim meali okusun. Orda herşey ama herşey yazıyor. Yoksa biz bunlara inanırsak yarın birgün bu topraklarıda elimizden alırlar.

  10. Yorum yazmış Ahmet Karaman
    07 Şubat 2009 @ 02:38

    Tam aradığım bilgiler.Çekimyasasına güvenip güvenemeyeceğimi kestiremiyordum .Dinimiz açısından da bir sakıncası yoksa denemekten zarar gelmez =)

  11. Yorum yazmış Utku Şen
    07 Şubat 2009 @ 03:07

    Yinede kendini o kadar kaptırma derim (:

  12. Yorum yazmış enes
    26 Temmuz 2009 @ 12:04

    arkadaslar ben bir seş sorucam the secret i okudum sizin yazınızıda okudum arkadaslarımlada daha once tartısmıstım bunun ıslamla örtüşüp örtüşmediğini coğu yerde uyuyor ama bir yere kafamız takılıo kitapta şöyle diyor örnğin eger parayı kendize çekmek istiyorsanız yapmanız gereken tek sey kitaptaki basamakları uygulamak (istemek inanmak almak) ve kendinizi iyi hissetmek .baska biseyle ilgilenmeyin işin nasılına (nasıl meydana geleceğine)karişmayın diyor peki bn oturduğum yerden bunları yapsam hıc bır emek sarfetmesem paranın bnna gelmesi mümkün mü ya da söyle dielim bn öss ye hazırlanıorm bı hedefim war diyelim bn sırdaki nasamakları uygulasam ve yeterin ce calısmasam ıstediğim yeri kazanmam müm kün mu? burası aklımı kariştırıo ıste yardımcı olurdsanız cok sewinirim

  13. Yorum yazmış Utku Sen
    26 Temmuz 2009 @ 13:39

    tabiki mümkün değil.Burda asıl olan tevekküldür.Önce elinden gelen herşeyi yapıcaksın sonra gerisini Allah’a bırakıcaksın

  14. Yorum yazmış enes
    26 Temmuz 2009 @ 13:52

    peki bise daha srucam su an ogrencıyım bn hedefımı kazanmak ıcın ders calısıcam ve tevekkul edıcem burası tamam pekı ya para konusu ıcın ne olucak? hedefımı kazanmk ıcın yapmam gereken sey ders calısmak ama para ıcın su an bnım yapabılecegım bır sey yok orencıyım sonucta bu konuda elımden gelen ne olabılır?

  15. Yorum yazmış Utku Sen
    26 Temmuz 2009 @ 18:56

    @enes
    bu bir oyun değilki hile yazıp para alasın.Para kazanmak için bir meslek edineceksin, çalışacaksın çabalayacaksın kazanıcaksın yani.Başka yolu yok.Senin yapman gereken bunları uygularken Allah’a güvenmek

  16. Yorum yazmış ümit okka
    02 Ağustos 2009 @ 18:20

    gerçekten çok açıklayıcı ve tatmin edici bir araştırma…teşekkürler..fakat şunuda eklemek istiyorum..inancımız gereği hayır isteyene hayır şer isteyene şer verileceğini,herkesin duasına kesinlikle icabet edildiğini yani herkese istediğinin verileceğini biliriz…bu fevkalade sırrın dünya ve ahirette bir hüsranla neticelenmemesi için bence esas dikkat edeceğimiz ne isteyeceğimizdir..tüm güzellikleri ve rahatlıkları isteme ve isteğine ulaşma imkanı bizden kat kat büyük olan Peygamber Efendimiz (sav) “KUL” olmayı tercih etmişken,istenebilecek her rahatlık ve saltanatın zirvesine varan Hz.Yusuf (AS)ın tamda bu noktada Rabbine kavuşmayı istemesi yeterli mesaj veriyor…kainat herkese eşit sunuldu…fakat kimi evliya kimi firavun oldu…ne isteyeceğimiz,nasıl isteyeceğimiz konusunda ehlinden ciddi bir ayıklık terbiyesinden geçmeden bunlara atlamak,kanatlanmadan uçmaya kalkmak gibidir…üzüm öylece yenebilir,pekmezde olur kan yapar,sirke olur şifalıdır..ancak şarap ta olur ve sarhoş eder…netice ve bedellerini iyi düşünerek istemeliyiz.nitekim yine Peygamber Efendimiz (SAV) doğru dua etmemiz konusunda da bizleri ikaz ediyor..isteklerimiz olur..fakat hesabıda sorulur…hepimize dünya ve ahiret selameti temennisiyle…

  17. Yorum yazmış zehra
    29 Ağustos 2009 @ 01:51

    arkadaşlar dinimizde var veya yok kuantum fiziği ve bununla ilgili tüm şeyler doğru bunun dışında ne biliyoruzki filmi var onuda izleyin..adamlar size çalışmayın sadece düşünn demiyor yüzeysel bakmayın

  18. Yorum yazmış serkan
    19 Eylül 2009 @ 14:46

    The Secret bu kitabı bende okmuştum kitap ilk başta saçma geliyo insana ama mutlu eden bitarafıda var kitabın :) yani kitap biraz abartmış yada şöyle demek daha doğru olur uzatmış aynı şeyi elli sefer söylemiş
    -özetlersek anlatmaya calıştığını :)
    1-istediğin şeyi düşünücen hayal edicen seninmiş gibi davranıcan örn:(araba)
    2-Negatif- kötü düşünmiycen

    -kitapta bir kactane sır öğütleri: (para)

    *parayı kendinize çekmek icin varlığa odaklanın. Parasızlığa odaklanarak hayatınıza para getirmeniz imkansızdır.

    *hayal gücünüzü kullanarak sahip olmak istediğiniz paraya zaten sahipmiş gibi yapmanız faydalı olucaktır servet sahibi olmaya dair oyunlar oynayarak kendinizi para konusunda daha mutlu hissedersiniz ve siz kendinizi mutlu hissettikce para hayatınıza daha cok akar.

    * mutlu olmak, parayı hayatınıza çekmenin en hızlı yoludur.

    *Beyendiğiniz birşeye bakarak kendi kendinize; “Buna gücüm yeter. Bunu satın alabilirm” deyin. Böylece düşünce biçiminiizi değiştircek para konusunda kendinizi daha iyi hissetmeye başlıycaksınız

    *posta kuntunuzda para çekimleri imgeleyin.

    *dşüncelerinizin denesini varlıktan yana değiştirin Servet düşünün.

    _______________kitaptan bir alıntıydı bu ______________

    //olasılık teorisi daha mantıklı bence burda cok fakir olduğumu varsayıyorum. ve ferrari enzonun yanına gidip buna gücüm yeter bunu satın alabilirm. desem nekadar cekerim o arabayı kendime :) ama o arabanın benim olma olsılıklarını hesaba katarsak evet düsükte olsa o arabanın benim olma ihtimali var
    Olasılıksız kitabını okumanızı tavsiye ederim bu konuda

  19. Yorum yazmış Hakan ARIN
    20 Ekim 2009 @ 01:48

    İstediğimiz bir şeyi elde etmek olunca aklıma ilk gelen şey Jim Carrey’in Aman Tanrım filmi oluyor. Her ne kadar Allah’ı bir vücuda sokmak gibi( ki onlar Tanrı diyor ve Allah bir tanrı değildir. ) bir hata yapsalarda filmde gerçek hayatla ilgili çok güzel bir örnek var.

    Diyelim ki Allah her dua edenin duasını ne olduğuna bakmaksızın dua etseydi ne olurdu. Tabi ki keşmekeş. Herkesin piyangoyu kazandığı bir yerde piyangonun parası kimden çıkacaktı.

    İşte bu nedenledir ki Allah’ın adaleti çok önemlidir. Öncelikle ben dua ederken bir istekte bulunuyor iken sonuna eğer benim için hayırlısı ise olsun veya bana nasip et derim. Eğer beni azdıracak veya zararı dokunacak birşey istiyor isem o an bana güzel bile gelse Allah’dan hayırlısı ne ise onu yapmasını istiyorum. Sonrasında başıma kötü şeyler geldiğinde de biliyorum ki bu benim işlemiş olduğum bir günahıma kefaret olacaktır.

    Bunların hepsi Allah’ın adaletinin bir parçasıdır. Dünya ve kahinat hep bir denge üzerine yaratılmış. İnsanlığın durumuda bu dengeye dahildir. Niye zekat vermek diye birşey vardır. Allah haşa herkese her istediğini veremez miydi. Böylelikle kimsenin zekat vermesine gerek kalmazdı diyebilirsiniz.

    Ama kazın ayağı öyle değil. Herkesin zengin olduğu bir yerde çöpleri kim toplar diye sormak isterim. Belediye otobüsünü kim sürer? Hadi kendi arabası vardır dediğinizi duyar gibiyim. O zaman bu arabayı kim üretir?

    Yani dengenin gereğidir ki herkes zengin olamaz. Bu yüzdendir ki dinimizde zekat vardır. Zengin olanlar şanslıymış gibi görünsede onların Allah’a malı ile ilgili vereceği hesap daha çetindir. Aynı şekilde fakirinde sabrı Allah’ın yine sınamış olduğu bir başka insani özelliğimizdir.

    Velhasıl kelam. Hiçbir şeyin öylece kolay bir yolu yoktur. Ben istedim oldu diye. Herkes istedi diyelim ve yine bu isteyenlerin tümü aynı kuvvetle istedi. Peki bu istenilenleri yerine kim getirecek. İşte o noktada etrafımızda olanları yaratan bir yaratıcı arayacaksınız. İşte bu noktada yaratmak fiilinin yalnızca Allah’a mahsus olduğunu anlayacaksınız. İşte o zaman yaratmak kelimesinin hiçbir madde ortada yok iken meydana birşey getirmek olduğunu anlayacaksınız. İşte o zaman Big Bang’in bile meydana gelmesi için bizim zerre dediğimiz bir maddenin birileri tarafından yaratılması gerektiğini ve sonuçta bunu yaratanın tüm kahinatı yaratmış olduğunu anlayacaksınız. Yani hiç kimse bir yaratandan yoksun değildir.

    İşte bu yüzden her ne kadar yaratılanların çoğundan üstün bir yaratılmış varlık olsak da aciz olduğumuz noktalar vardır. Bunu unutmamak gerekir. :)

  20. Yorum yazmış tuba
    22 Ekim 2009 @ 09:04

    merhaba,

    gerçekten çok güzel ve doğru bir analiz yapmışsınız, tebrikler utku bey. ayrıca hakan beyin yazısı harika, gerçek, doğru ve mantıklı düşünceler. teşekkürler bizlere katkılarınız için…

    ben kuantum düşünce tekniği kitabını okudum secret’e benzer güzel bir kitap.
    aslında bunları gündelik hayatta yaşıyoruz ancak farkında değiliz öneminin. tesadüf olarak adlandırabiliyoruz. ama tesadüf diye birşey yoktur. herşey planlı ve bir zincirin halkası bence.
    bu tekniği hayatım boyunca uygulayacağım ve bu sayede mutlu yaşayacağıma inanıyorum. teşekkür ederim katkılarınızdan dolayı.

    sevgiler…

RSS Beslemesi Al. TrackBack URI

Bir şey yazın içinizde kalmasın