Kader Olgusu
Uzun zamandır yazmak istediğim bu yazımda kader olgusundan bahsetmeye çalışacağım.”Kaderimde varmış sınavı kazanamamak” ya da “Tanrı yazmış biz oynuyoruz.Hiçbirşeyden sorumlu tutulamam” gibi sığ düşünceleri yıkmaya çalışacağım.
Öncelikle kader dediğimiz şey nedir?Kader; olmuş,olan ve olacak herşeyin Allah tarafından bilinip yazılmasıdır.Ama sanıldığı gibi bir seneryoyu oynamıyoruz.Kendi irademizle birşeyler yapıyoruz ,bir sonuç alıyoruz.Ama Allah bunun böyle olacağını bildiği için daha önceden yazmış oluyor.Çünkü Allah zaman kavramından bağımsızdır.Bizim için geçmiş,şimdi ve gelecek vardır.Geçmişte ne yaptığımızı biliriz şimdi ne yapıyor olduğumuza karar veririz fakat gelecekte neler olacağını bilemeyiz.Aslında bizim için gelecek yoktur.50 yıl sonra da şimdiki zamanı yaşıyor olacağız.Yani gelecek insanlar için zihinlerindeki bir ütopyadır.Şöyle bir şekille izah etmek gerekirse
Biz kendi boyutumuzda zaman çizgimizde ilerleriz.Şekildeki gibi gelecekle aramızda bir duvar vardır.Ne olacağını bilemeyiz.Sadece geçmişi ve şimdiyi biliriz.Şeklin etrafınını kapsayan mavi halka ise İlahi Görüştür.Bizim zaman çizgimizin dışında geçmişi geleceği herşeyi gören bir göz gibi.Bütün yapacaklarımız kader defterimize yazılır biz zamanı geldiğinde kendi irademizle o olayları yaşarız
Kader 2′ye Ayrılır
1-)İrademizden Bağımsız Kader:
Doğacağımız ülke,annemiz,babamız,ten rengimiz gibi şeyler bizden bağımsız oluşur.Hayatımızda da çoğu şey bizim irademizden bağımsız gelişir.Örneğin beklemediğimiz bir yerde arkadaşımızla karşılaşmak.Bu bir tesadüf değildir.Tesadüf diye birşey yoktur.Kaderimizde orada karşılaşmak vardı ve bunu irademizle engelleyemeyiz.Bütün arkadaşlarımız tandığımız ve tanışacağımız kişiler de bizim irademizden bağımsızdır.Kadermizde olanlarla tanışır.Hatta Mevlana’nın görüşüne göre insanlar dünyaya gelmeden önce ruhlar aleminde dünyada arkadaş olacağı kişilerle tanışık olurmuş.Ne zaman,nerede ve ne şekilde öleceğimiz de bizden bağımsızdır.Ancak nasıl öleceğimiz bizim irademizde olabilir.Sağlıklı beslenirsek örneğin kanserden korunabiliriz gibi
2-)İrademiz Dahilindeki Kader:
Burada yapacaklarımızdan sorumlu biziz.Çünkü olaylara özgür irademizle karar veririz.Örneğin bir sınavı çalışırsak kazanırız.Çalışmazsak kazanamayız.Eğer kaderimde ne varsa o olur diyip çalışmayı bırakırsan kaybedersin çünkü kazanıp kazanmayacağımıza Allah karar vermiyor.O ne olacağını biliyor.Ne yapacağına karar vermek senin elinde


yaw yanlış olmuş
kader 2ye ayrılmaz
kaça ayrılır?
Bu sitenin içeriği ile alakalı bir yazı değil bu. Sanırım burada bunları yazmakta sizin kaderiniz:)
Şimdi olay hernekadar derin bir mevzu olsada irdeleyebilmek erdemdir..
Evet, kaderi saydığınız 2 kategoriye ayırabiliriz.. İrademiz dahilinde ve dışında olanlar..
Fakat şu durumlar beni biraz kader konusu dışına atarak düşünmeye sevk etmekte:
* irademiz dışında olanlara kim, nasıl ve neden karar veriyor?
* İrademiz dahilindekileri zaten biliyorsa biz bu kaderi neden yaşıyoruz? Eğer beni sınav etmek için gönderdi ve yapacaklarıma dair bir delil aradıysa, beni kusurlu yaratıp cezalandırmasının anlamı nedir?
Başka bir düşüncem ise şudur: Bence kader, yani geleceğimiz ne düşündüğümüz ve niyetimizdir. Neyi ne kadar düşünüyorsak onu yaşarız, adeta onu çekeriz..
@ahm3t;
sitenin içeriğiyle ilgili olmaması doğrudur bazen kafama esenleri yazıyorum
@Guardian;
Zaten gerçeklere ancak sorgulayarak varabiliriz.Elimden geldiğince sorularını cevaplamaya çalışacağım
*Bildiğin gibi dünyada belirli bir düzen var.Zengini,fakiri,siyahı,beyazı,körü,sağırı her türden insan var.Bunların nasıl olacağına elbetteki bizi yaratan Allah karar veriyor.Neden böyle yapıyor onu bilemeyiz.Yani Türkiye’de doğmanın ya da sağır olmanın Allah katında elbet bir hikmeti vardır
*Allah bizi kusurlu yaratıp cezalandırmıyor.Bu dünya imtihan dünyasıdır.Zorluklara göğüs gerebildiğimiz derecede öteki dünyada mükafatlandırılacağız.Zaten Allah’ın geleceği bilmemesi düşünülemez.O zaman yaratıcı olmazdı.Biz zamanı geldiğinde kendi aklımızla birşeyler yapacağız.İyi şeyler yaparsak diğer dünyada mükafatlandırılacağız,kötü şeyler yaparsak cezalandırılacağız
*Kader neyi düşündüğümüz değildir.Gün içinde kimle karşılaşacağını ya da trafik kazası geçirmeyeceğini bilemezsin.Olaylar bizim dışımızda gelişir
Merhabalar
Blogspot Dostları nı gezinirken rastladım size.Kader yazınız ilgimi çekti. Tesbitleriniz gayet doğru ve yerinde tesbitler.Bence kader olgusu bu kadar güzel açıklanabilir ancak.
ahm3t rumuzlu arkadaş bu yazının site içeriği ile ne alakası var diye yazmış.Pek ala alakası var.Çünkü bunlar bizim hayatımızın içinde olan şeyler.Hayatımızda olan şeyleri hayatımızdan soyutlayabilirmiyiz. Hayatın içinde olan birşeyin her şeyin içinde olması gerek. Bu gök yüzündeki yıldızların güzelliğinin farkında olmayıpda bu yıldızların gök yüzünde olmasının ne anlamı var demek gibi bir şey.
İkinci olarak Guardian rumuzlu arkadaşımız şöyle demiş.
* irademiz dışında olanlara kim, nasıl ve neden karar veriyor?
* İrademiz dahilindekileri zaten biliyorsa biz bu kaderi neden yaşıyoruz? Eğer beni sınav etmek için gönderdi ve yapacaklarıma dair bir delil aradıysa, beni kusurlu yaratıp cezalandırmasının anlamı nedir?
Bu arkadaşa şöyle cevap vermek istiyorum.Bizim insan olarak en büyük zaafımız.Bir şeyin aslını anlayamadığımız veya anlama kabiliyetinden yoksun olduğumuz zaman hemen o şey hakkında kendimize has gerekçeler ortaya koyarız.Büyük islam bilgini İmamı Gazeli hazretleri islamı yeterince anlayamayıp sorgulayanlar hakkında şu güzel örneği verir.
” İslamda her şey yerli yerincedir yanlış ve kusurlu olan hiç bir durum yoktur.
bunu anlayamayanlar şuna benzer.Bir ev düşünün bu evin dizaynı ev sahibi tarafından en güzel bir şekilde yapılmış,düzenlenmiş herşey olması gereken yere konmuştur.Sonrasında bu eve gözleri görmeyen bir ama girer ve bir eşyaya ayağı takılarak eşyayı devirir.O ama kişi şöyle serzenişte bulunur. ” hiç bu eşya buraya konurmu ? ” diyerek ev sahibinin eşyayı yanlış yere koyduğunu düşünür.Halbuki eşya konulması gereken yere konmuştur ancak ama olan kişi bunu görüp algılayamadığından kendi hatasının sebebini ev sahibinde aramıştır.Bilmem anlatabildimmi ?.
Mesela hepimiz bunları sorgularızada kainatta ve doğada olan bunca güzel şeyleri neden hiç sorgulamayız.Örneğin insanın yer yüzünde hayat sürmesi için gereken her şey o dünyaya gelmeden var edilmiştir.Öreneğin neden yaşamamız için bize gerekli olan oksijenin atmosferde olması gibi güzellikleri bir tarafa bırakıp neden başka şeyler sorgularız hep ?
Bir islam bilgininden bir üniversite öğrencisi unutmaycağı hatırda kalacak bilgeye yakışır bilge sözler istemiş islam bilgininde ona şöyle demiş. ” Allaha asla isyan etme eğer bir gün ona isyan etmek istersen onun mülkünden çık ” demiş.Öğrenci şöyle demiş.Hocam nereye gitsek bütün galeksiler, gezegenler , bütün kainat onun mülkü onun mülkünden çıkabilmek mümkünmü hiç ? diye sormuş.Bilge ona şöyle cevap vermiş. ” O zaman o nun mülkünde yaşayıpta ona isyan etmek olurmu ? ” demiş.
Bütün meselenin özü bu.Mülkün sahibi olan her türlü tasarruf hakkınada sahiptir.O arkadaşımıza kendi iş yerinde kendi mülkünde dışarıdan birisi niye böyle davranıyorsun deme hakkı varmı ?
TEFEKKÜR
Doğarken hiç kimse sormuyor bize
Ölürken de neden hiç sorulmuyor ?
Öyleyse neyiz biz bu neyin hikayesi ?
Varlığımıza sebep hangi gücün iradesi ?
Hangi varlık ki bu dünyaya göndermiş ?
Bizleri var etmekten muradı acep neymiş ?
Bunları düşünmekten hep aklımla zordayım
Bir cevap arıyorum ben, ben neden buradayım ?
Bu varlık aleminin sahibi kimdir nedir ?
Bu semayı direksiz boşlukta tutan kimdir ?
Gökyüzüne yıldızları inci inci dizipte
Gökyüzünü bir avize gibi süsleyende kimdir ?
Bu güneş milyonlarca yıl yanarda niçin bitmez ?
Bu ısı bu enerji nedendir hiç tükenmez ?
Ona yakın olsaydık kül olup yanacaktık
Biraz uzağında kalsak buz olup donacaktık
Kim bu dengeyi kuran,yerli yerice oturtan ?
Kim geceyi aydınlatan,kim gündüzü karartan ?
Hayatın gayesi ne ölümün anlamı ne ?
Bir damla suya sebep kimdir bizi yaratan ?
Bir beyaz gelinliğe bürünür bütün kışlar
Bir renk cümbüşüyle oluşuyor her bahar
Her renkten her türde türlü türlü varlıklar
Rengarenk çiçeklerle kelebekler ve kuşlar
Uçsuz bucaksız denizler okyanuslar ve dağlar
Durmaksızın denize akar durur ırmaklar
Bütün bu güzellikler acep kimin eseri ?
Bu arzın bu evrenin sahibi nasıl biri ?
Her varlıkta onun izi her şeyde imzası var
Nede güzel yaratmış kim bu yüce sanatkar
Bunları düşünmekten hep aklımla zordayım
Bir cevap arıyorum ben neden buradayım ?
Bizim için yaratmış her türden her nimeti
Tattırır dilimizle türlü türlü nimeti
Her şey bizim için her şey bize amade
Belikli o bizlere, ne kadarda şefkatli
Bunlara tesadüf demek bir aklın işi değil
Yaratıcı bir varlığın inkarı mümkün değil
Öğrendim bildim seni Rabbim hiç unutturma
Her şeyden mahrum bırak senden mahrum bırakma
HİKMET GÜNDÜZ 16/9/1999
Düşünen ve kendini sorgulayanlar içindir
Yasal Uyarı
Şiirler yasal güvence kapsamında olup şairin ismi ve site adresi
verilmeden kullanılması yasaktır
biraz uzun oldu kusura bakmayın
Selam ve sevgilerimler