Artık Twitter’dayım

Biliyorum diyeceksiniz ki aylardır yazı girmiyosun şimdi hangi yüzle twitter’dayım yihu şeklinde şımarık bir yazı girebiliyorsun. Haklısınız. Yazı girmediğim süreç içinde aklıma gelen yazı fikirlerini not aldım. Okul da bitti (bununla ilgili şeyler de yazacağım. lise hayatının genel bir tahlili gibi) artık daha çok yazı girerim. Bu süre zarfı içinde beni twitterdan takip edebilirsiniz. Blogun soluna da anlık tweetlerimi barındıran bir kutu koymaya çalışacağım

adres:  twitter.com/utku_sen

Nerelerdeyim?

Bloga yazı girmeyeli uzun zaman oldu. Beni facebook’tan takip eden okurlarım hayatta olduğumu biliyorlar fakat takip etmeyenler öldüğümü düşünse hak veririm. Blog yaklaşık 1 hafta kadar teknik sebeplerden dolayı kapalı kaldı, yazı giremedim hevesim kaçtı falan. Yazacak konu çok ama hiç yazasım gelmiyor. O yüzden bu aralar neler yaptığımdan bahsedeyim

*Öss senemdeyim. Haftasonları dershane, haftaiçi dershane okul falan

*Bu sene okulda öğlenciyim babalar gibi. 12 senedir ilk defa her sabah düzenli kahvaltı eder oldum

*Bu hafta sünnet oluyorum. Şaka şaka sünnet olmuyorum ama sünnet olurken yaşadığım duygu içerisindeyim. Sünnet olmaya mecbursun, bunu biliyorsun. Olunca çok rahatlayacaksın, herkes seninle ilgilenicek falan bunu da biliyorsun. Ama o odaya girince elin ayağın boşalmıyormu? Heyecandan ölmüyor musun? İşte ben de böyle bir durumdayım. Anlamışsınızdır aşağı yukarı. Ama bu hafta bu işi sıçmadan halledebileceğime inanıyorum.

*Kısacası yaşıyorum, bir terslik yok. Gelişme olursa yazarım

Vatan Sana Canım Feda

Sabah okula gitmek üzere tren istasyonuna gittim. Yabancı bir çift de benim gibi tren bekliyordu. Sanırım Slav kökenliydiler. Neyse bindik trene bu çiftle karşı karşıya oturduk. Bir yandan konuşuyorlar, bir yandan insanları izliyorlar. Evet, o an benim için bir görev bilinci oluştu. Türk halkını yabancılara çok iyi tanıtmalıydım.

Çantamdaki “Charles Dickens” kitabını çıkarttım. Okumaya başladım. (işte biz Türkler trende bile kitap okuyoruz çok kültürlüyüz) Ardından telefonumdan klasik müzik açıp kulaklığımı taktım. Ama sesi son ses açtım ki duysunlar. (ah biz Türkler kendi kültürümüzün yanında modern batı müziğine de pek aşinayızdır) Kah kitabı okuyup birşeylerin altını çizer gibi yapıyorum, kah klasik müziğin ritmiyle ayaklarımı haraket ettiriyorum. Yabancı çift elimdeki kitaba bakıp birbirlerine bir şeyler söylüyor.

Sonra bu beni kesmedi tabi. Çantamdan yaprak testlerimi çıkardım. İçlerinden en grafiklisini-şekillisini seçtim. Yanımdaki arkadaşımla bu test üstüne bilimsel bir sohbet yapıyormuş gibi davrandım. Kah elimle bir parabol grafiği çizer gibi yapıyorum, kah einstein,  newton diyip duruyorum. Yabancı çift bize bakıyor “oh very nice” anlamında kafa hareketleri yapıyorlar. Daha sonra çift trenden indi. Normal hayatıma döndüm.

Devamını Oku »

Roaccutane Tedavim Bitti

roaccutane

Yaklaşık 7 ay önce başladığım roaccutane(roakkutan) tedavim bugün sonunda bitti. Süreci anlatmadan önce direkt söyliyeyim. Evet güzel bir cilde kavuştum diyebilirim. Çok mükemmel olmasa da eskisinden çok daha iyi.

Roaccutane tedavisine başlamak benim için çok zor oldu. İnternette hangi siteye baktıysam roaccutane’la ilgili şehir efsaneleri dolaşıyordu. Bir kısmı gerçek olsa da çoğu gerçek dışı. Özellikle ekşi sözlük’te çok abartılı eleştiriler vardı.

Eğer akne problemleriniz varsa ve kullandığınız kremler işe yaramadıysa artık hiç vakit kaybetmeyin derim. Doktor eşliğinde roaccutane tedavisine başlayın. Belirtilen yan etkiler(bel ağrısı, depresyon hissi, yorgunluk vs.) ilk iki ay kendini gösteriyor doğru. Bu ilk iki ayı atlatırsanız önünüz açık. Geriye sadece dudak ve cilt kuruluğu kalıyor. Onu da nemlendiricilerle hallediyorsunuz zaten.

Şu an cildimde pürüz yok. Sadece biraz leke kaldı o da halledilir. Kendinize bir iyilik yapmak istiyorsanız saçma eleştirileri bir kenara bırakıp alın bu ilacı.

Google Türkiye Tişörtü Aldım

googlet-shirt

Dengesiz Tarz diye bir site var. Programcılar ve internetle içli dışlı olan kişiler için tişört tasarlıyorlar. Geçenlerde oradan Google Türkiye tişörtünü beğendim sipariş ettim. Google’a duyduğum sevgiden ve günlük hayatta karizma yaratacağını düşünmemden alsam da, bu bir anlamda Google’a ihanet gibi oldu. Çünkü o da korsan bir baskı sonuçta. Gönül isterdi ki Google Store’dan alalım ama Türkiye desteği yok.

Herneyse fiyatı 15 tl olan tişört kargosuydu şeyiydi 21.50 tl’ye bana ulaştı. Baskı kalitesi iyi olsa da tişörtün kendi kalitesini sevmedim pek. Dikkatli bakıldığında insanın içini gösteren tipten kalitesiz bir kumaştan yapılmış. Ama yapacak bir şey yok. Almak isteyen olursa yine öneririm.

Dünya Hacker Tarihinde 3 Türk

hacker_emblem

Wikipedia’nın bilgisayar güvenliği tarihi listesi var. 1970′lerden günümüze kadar olan önemli hack ve güvenlik olaylarını ele alıyor. O listede Türkiye’den üç kişi var. Biri de benim mih mih (: Tabi bu listeye girmek demek Türkiye’nin en iyisi oldukları anlamına gelmiyor. Türkiye’de benden ve o listedekilerden kat kat daha bilgili ve yetenekli kişiler var fakat doğru zamanda doğru yerde bulunduk sanırım. Listedeki Türkler şöyle:

2006: May: Largest Defacement in Web History is performed by the Turkish hacker iSKORPiTX who successfully hacked 21,549 websites in one shot

2007:August 11: United Nations website hacked by Turkish Hacker Kerem125

2007:October 7: Trend Micro website successfully hacked by Turkish hacker Janizary(a.k.a Utku)

Listelere şu gibi adreslerden ulaşabilirsiniz

Wikipedia

Wapedia

Viswiki

Zehirlendim

Bilgisayar başında Crush the Castle oyununu oynarken midem bulanmaya başladı. Biraz gidip uzanayım geçer diye tahmin ettim. Ancak midem gerçekten çok bulanıyordu. O akşam da Eurovision vardı bir terslik çıksın istemiyordum. Hadise sahne alana kadar dayandım fakat sonra müthiş bir şekilde kustum. O an anladım bir terslik olduğunu. Bunun yanında ishal, baş dönmesi ve ateş de başladı. Hastaneye gittim hemen. Kustuğum için midemi yıkamadılar fakat serum taktılar. Ateşim düşürüldü. O geceyi atlattım bir şekilde. Ertesi gün doktora gittim. Bürsürü ilaç ve iğne verdi. Bir gıdadan bakteri kaparak enfeksiyona kapılmışım. Büyük bi ihtimalle önceki gün dışardan yediğim pilavdan dolayı oldu

Zehirlenmemek İsteyen Gençlere Tavsiyeler

*Kendinizi kötü hissediyorsanız, mideniz bulanıyorsa kaynıyorsa dayanmaya çalışmayın ne var ne yok kusun gitsin

*Ayakta durmaya takatiniz yoksa ishal ve ateş de başlıyorsa acil olarak bir sağlık kuruluşuna başvurun

*Güvenmediğiniz yerlerden ucuz diye yemek yemeyin

Egemen Güçlere Mağlup Olduk

Düzeltme: Yaşadığımız olaylarla ilgili eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik bir açıklama yaptı

Dünkü yazımda Milli Eğitim’i protesto edeceğimizi ve dilekçeleri sunacağımızdan bahsetmiştim. Bugün o işleri usulünce yaptık ve elimize geçen koca bir HİÇ oldu.

Planladığımız gibi sabah saat 9 civarı Bakırköy’de yaklaşık 60 kişilik bir öğrenci grubu olarak buluştuk. İlk olarak Bakırköy Kaymakamlığı‘na gittik. Randevumuz olmamasına rağmen Kaymakam Bey görüşmeyi kabul etti. Milli Eğitime dilekçeleri vermemizin bir suç teşkil etmediğini söyledi. Bizi bazı konularda bilgilendirdi. Ancak belki de herşeyin başarısız olacağını kaymakamın odasındaki Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül posterlerinden anlamalıydık.

Ondan sonra Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü‘ne gittik. Dilekçelerimizi verdik. Lakin dilekçelerin hiçbirşeyi değiştirmeyeceğini, bin tane de dilekçe toplasak bu sadece müdüre olan sevgimizi göstermekten öte gitmeyeceğini söylediler. Yeni gelen müdürün de çok çalışkan(!) ve çok iyi(!) biri olduğunu telkin edip bizi yolladılar. Sonuç olarak haklı azınlık olarak yine güçlüler tarafından sindirilmiş olduk ve yeni müdür bugün görevine başladı

Tüm Sayfalar123456