Kafam Güzel Olmadan Allah Diyemiyorum

Dedem vefat ettiğinde eve mevlit okumak için hocalar gelmişti. Hepsi işinin ehli belliki yanlarında alet çantalarıyla gelmişler. Tesisat kuruldu falan bir hoca eline aldı “Peygamber Efendimiz” diye söze başladı. Ses güzel ve temiz geliyordu. Sonra yanındakine “Böyle olmadı eko ver bakalım” dedi. Sonra “Peygamber Efendimiz..miz..iz..z” diye ekoyla birleşler anlatmaya başladı. Kafa sürekli yukarda tonlamada vurgular bilmemneler.

Bu olayı tabi ki bir tek bu hocada görmedim. Televizyonda ne zaman dinle ilgili bir program açsanız mutlaka şunları görürsünüz: ekolu konuşma, arkada ney sesi, kafa sürekli dalgın yukarıda biyerlere bakıyor, birden gelen korkutucu vurgular vs. İnsan bu konuşmayı havaya giremeyip düz bir şekilde takip edince vicdan azabı çekiyor, sorumluluğunu yerine getirmek için o adam gibi kafasını güzel yapmaya çalışıyor.

Bu olay ilk bakışta zararsız gibi görünebilir. Fakat etkisi o kadar büyük ki; sosyal hayatta dini meselelerin konuşulmasını yok etmeye başladı. Düşünün bir arkadaşınızla ya da arkadaş grubunuzla sohbet ediyorsunuz. Hadi arkadaşlarınız da inançlı kişiler olsun. Gülüyorsunuz eğleniyorsunuz. Sonra birden konu dine geldi. O an inançlı kişiler o kadar gülmenin ardından din hakkında konuşmayı ayıp, günah saydıkları için o konuyu hemen geçiştirirler. Çünkü o izledikleri programlar yüzünden arkada ney sesi olmadan dini şeyler konuşulamayacağını sanarlar. Ney sesi de pek bulunamadığı için dini meseleler konuşulamaz hale geldi. Nasıl ki borsa belirli bir kesimin tekelindeki bir muhabbetse, din de yavaş yavaş öyle olmaya başlıyor. Din muhabbeti, futbol gibi herkese hitap eder olmalı.

Devamını Oku »

Artık Twitter’dayım

Biliyorum diyeceksiniz ki aylardır yazı girmiyosun şimdi hangi yüzle twitter’dayım yihu şeklinde şımarık bir yazı girebiliyorsun. Haklısınız. Yazı girmediğim süreç içinde aklıma gelen yazı fikirlerini not aldım. Okul da bitti (bununla ilgili şeyler de yazacağım. lise hayatının genel bir tahlili gibi) artık daha çok yazı girerim. Bu süre zarfı içinde beni twitterdan takip edebilirsiniz. Blogun soluna da anlık tweetlerimi barındıran bir kutu koymaya çalışacağım

adres:  twitter.com/utku_sen

Utkusoft Blog Geri Döndü !

Eski sunucumuzda çıkan aksaklıklardan dolayı site bir süre kapalı kalmıştı. Daha sonra yeni bir sunucu bulamadım. Aslında derslerden dolayı bulmaya da pek vakit ayıramadım. O yüzden blogu bir süre kapalı tutmaya karar verdim. Zaten pek de yazı yazmıyordum. Fakat daha sonra Next Generation Networks firmasının hosting sponsorluğunu üstlenmesiyle tekrar açıldık. Yaklaşık 3 ay önceki yedeği yüklememe rağmen pek bir veri kaybı olmadı çünkü uzun zamandır yazı girmiyordum. Ama şimdi yazı yazma şevki geldi, umarım bu şevk kısa sürede sönmez. Zaten devamlı mail yağmuruna tutan okurlarımız bu şevkin sönmesine izin vermiyor zaten herkese çok teşekkür ediyorum (:

Nerelerdeyim?

Bloga yazı girmeyeli uzun zaman oldu. Beni facebook’tan takip eden okurlarım hayatta olduğumu biliyorlar fakat takip etmeyenler öldüğümü düşünse hak veririm. Blog yaklaşık 1 hafta kadar teknik sebeplerden dolayı kapalı kaldı, yazı giremedim hevesim kaçtı falan. Yazacak konu çok ama hiç yazasım gelmiyor. O yüzden bu aralar neler yaptığımdan bahsedeyim

*Öss senemdeyim. Haftasonları dershane, haftaiçi dershane okul falan

*Bu sene okulda öğlenciyim babalar gibi. 12 senedir ilk defa her sabah düzenli kahvaltı eder oldum

*Bu hafta sünnet oluyorum. Şaka şaka sünnet olmuyorum ama sünnet olurken yaşadığım duygu içerisindeyim. Sünnet olmaya mecbursun, bunu biliyorsun. Olunca çok rahatlayacaksın, herkes seninle ilgilenicek falan bunu da biliyorsun. Ama o odaya girince elin ayağın boşalmıyormu? Heyecandan ölmüyor musun? İşte ben de böyle bir durumdayım. Anlamışsınızdır aşağı yukarı. Ama bu hafta bu işi sıçmadan halledebileceğime inanıyorum.

*Kısacası yaşıyorum, bir terslik yok. Gelişme olursa yazarım

5 Adımda öğretmenin Gözüne Girme

Merhaba beni hatırladınız mı? Utku ben. Yazı falan yazıyordum. Baya bir zaman oldu yazmayalı bütün okurlardan özür diliyorum. Okul, dershane, testler falan hiç bloga vakit ayıramaz oldum. Öss senesi işte. Herneyse okul dergisi için bir yazı yazdım. Blog boş kalmasın diye o yazıyı buraya da yazmak istedim. Sağlıcakla kalın.

1)Pilot Kalem Kardeşliği:

Öğretmeniniz sınıf defteri açınca hemen yanına gidip bir pilot kalem uzatın.Eğer pilot kaleminiz yoksa insanlardan bulmak için çaba harcıyormuş gibi yapın.Artık öğretmenin gözünde derse susamış bir öğrencisiniz

2)Son Kelimeleri Tekrar Edin

Öğretmeniniz bir şey anlatıyorken ağzından çıkan son kelimeyi daha önceden biliyormuş gibi tekrar edin.Öğretmeniniz sizi konuyu biliyor sanacaktır.Son kelimeyi tekrar ettikten son başınızı kendinizden emin olarak öne eğerseniz bu size bonus puan kazandıracaktır.

Devamını Oku »

Vatan Sana Canım Feda

Sabah okula gitmek üzere tren istasyonuna gittim. Yabancı bir çift de benim gibi tren bekliyordu. Sanırım Slav kökenliydiler. Neyse bindik trene bu çiftle karşı karşıya oturduk. Bir yandan konuşuyorlar, bir yandan insanları izliyorlar. Evet, o an benim için bir görev bilinci oluştu. Türk halkını yabancılara çok iyi tanıtmalıydım.

Çantamdaki “Charles Dickens” kitabını çıkarttım. Okumaya başladım. (işte biz Türkler trende bile kitap okuyoruz çok kültürlüyüz) Ardından telefonumdan klasik müzik açıp kulaklığımı taktım. Ama sesi son ses açtım ki duysunlar. (ah biz Türkler kendi kültürümüzün yanında modern batı müziğine de pek aşinayızdır) Kah kitabı okuyup birşeylerin altını çizer gibi yapıyorum, kah klasik müziğin ritmiyle ayaklarımı haraket ettiriyorum. Yabancı çift elimdeki kitaba bakıp birbirlerine bir şeyler söylüyor.

Sonra bu beni kesmedi tabi. Çantamdan yaprak testlerimi çıkardım. İçlerinden en grafiklisini-şekillisini seçtim. Yanımdaki arkadaşımla bu test üstüne bilimsel bir sohbet yapıyormuş gibi davrandım. Kah elimle bir parabol grafiği çizer gibi yapıyorum, kah einstein,  newton diyip duruyorum. Yabancı çift bize bakıyor “oh very nice” anlamında kafa hareketleri yapıyorlar. Daha sonra çift trenden indi. Normal hayatıma döndüm.

Devamını Oku »

Günün Blogu Seçilmişim

blog

Demin sitenin hitlerini kontrol ediyordum. Dün yeni yazı girmememe rağmen ziyaretçi sayısı tavan yapmış. Bir anlam veremedim ilk başta. Sonra aklıma Bloxoo geldi. Girdim baktım 2 Ekim (dün) tarihinde günün blogu seçilmişim. Ziyaretçi sayıları o yüzden tavan yapmış. Bu beklediğim ve istediğim bir olaydı. Bloxoo yönetimine ve tüm okurlarıma sonsuz teşekkür ediyorum. Umarım daha nice başarılara imza atarız.

Şu an Bloxoo’da kişisel bloglar kategorisinde 13. sıradayız (bir zamanlar 7′ydi) . Öss dolayısıyla bloga pek vakit ayıramıyorum ama daha yükseliriz umarım.

Zemana Antilogger’da Bulduğum Açık

Bundan yaklaşık 4-5 ay önce Zemana Antilogger’ın Beta testerı olmuştum . Beta tester olduktan sonra bu yazılım üstünde bazı güvenlik testleri yaptım ve sonuç olarak bir açık keşfettim. Bu açık antilogger’ı bypass ederek başlangıca dosya ekleyip çalıştırmayı sağlıyordu.

Önce Teakolik ile konuştum. Beni Zemana’dan Erkan Beyle tanıştırdı. Açık hakkında kendilerine bilgi verdim. 2. sürümlerinde açığın kapatılacağını, bu süre zarfı içinde açığı public etmememi istediler. Kabul ettim. İkinci sürüme kadar idare edilmesi için “Windows sertifikalı uygulamalar için uyarı ver” seçeneği konuldu.

Daha sonra aynı açığı arkadaşım Sh0ck tesadüfen tespit edip blogunda yayınladı.

Ondan sonra Zemana Beta testerları arasında bir mail trafiği yaşandı. Erkan Bey yine beni konu hakkında bilgilendirdi sağolsunlar. Zemana Antilogger’ın yeni sürümünde açık kapatıldı.

Zemana Antilogger gelişmekte olan Türk güvenlik sektörünün önemli firmalarından. Eğer destek olmak istiyorsanız siz de bulduğunuz açıkları kendilerine bildirerek yardımcı olunuz.

Zemana ekibi bloglarında yardımlarımdan dolayı bana teşekkür etti . Ben de kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum.

Tüm Sayfalar1234561020...Son »